İCRAAT MAKAMI ŞİKAYET MAKAMI OLDU!

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Dizilerden Şikayetçi!

İCRAAT MAKAMI ŞİKAYET MAKAMI OLDU!

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Dizilerden Şikayetçi!

„Lanet bir dizi var Çukur diye, birde Adana sıfır bir diye bir dizi var. Yani ikisinin etki alanı kadar bir etki alanı oluşturamıyorsak yandık ya. Çocuklarımızı zehirliyor bu dizi. İnsanımızı kendi kültüründen uzaklaştırıyor. Bende hayretle bakıyorum.....Çocuklarımızı birileri zehirliyor“ diyor İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Katıldığı AFAD toplantısı konuşmasında.

Çocuklarımız her gün haberlerde yada yaşam içinde haklarını isteyen anne-babalarına sıkılan gazları,atılan jopları,devletin saldırısını görünce ne düşünüyorlar acaba. Soma`da babası göçük altında kalan çocuğun annesi kocasının hakkını ararken polis saldırdığında mesela ne düşündü o çocuk! Tren faiçiasında , Ankara, Sivas, Maraş, Çorum ve dahi katliamlarda haklarını arayanlara polis saldırdığında ne düşündü o çocuklar. KHK ile işten atılan ve hakkını arayanlara polis binlerce kez saldırdığında, evine ekmek götüremediği için babası intihar ettiğinde, tecavüze uğradığında, sokağa atıldığında ne düşündü o çocuklar. Kim zehirliyor o yavrularımızı !

Anadolu kültürünün hangi yerinde çocuğa tecavüz, kadına cinayet reva görülüyor. Hakkını savunana jop, adalet arayana hapishane layık görülüyor.

Şimdiye kadar istemedikleri komedi dizilerini bile bir günde yayından kaldıran iktidar mensupları, dizilerden şikayetçi mi oldular sanıyorsunuz. Hayır! Onların derdi başka!

Onların derdi diziler kadar etki alanı oluşturamamaları!

Çukur dizisi 3. sezon 6. bölüme başladı, yani neredeyse 3 senedir televizyonda gösteriliyor. Sıfır bir Adana iki sene gösterilmiş. Yozluğun, uyuşturucunun, fuhuşun, adam satmanın, mafyanın meşrulaştırıldığı, adaletin hakkın hukukun yerlerde süründüğü, ölenin yerde kalıp öldürenden hesap sorulmadığı dizi bu diziler. Şehrin orta yerinde herşey olup bitiyor. İnsanlar öldürülüyor, polis yok, savcı yok, hak yok, adalet yok. Pisliğin, iğrençliğin meşrulaştığı dizilerde ülkemiz öyle iğrenç bir yer olarak gösteriliyor ki, temiz yürekli anadolu insanı sanki bu coğrafyada yok sanırsınız.

Milli eğitim Bakanı tarikatlarda, yurtlarda tecavüze uğrayan kaç tane çocuğa sahip çıkabildi. Bu kurumlarda hala bu tür vakalar devam ediyor yeni yeni vakalar ortaya çıkıyor. Bakanlık önlem alabilmiş olsaydı yeni vakalar yaşanmazdı. Fakat Devletin Bakanı „Bir kereden bir şey olmaz“ dedi.Yine Milli Eğitim Bakanlığı müfredatdan toplumsal cinsiyet eşitliğini çıkardı. Devletin gözünün önünde sapık cemaat hocaları 6 yasında çocukla evlenebileceğinin fetvalarını veriyor. 2018`de devletin desteği ile 440 kadın cinayeti işlendi. Hapishanelerde yaşlı dedeler, nineler, felçli insanlar yatırılıyor. Onlara türlü uydurma gerekçelerle hapis içinde hapis hayatı reva görülüyor.

Bu devlet, televizyonda gösterilen bu dizilerden daha korkunçtur. Zaten Bakan Soylu`nun derdi de dizilerin ne kadar toplumsal ahlaka zararlı olduğu değildir. Onun sorunu kendilerinin neden bu diziler kadar ses getiremediğidir.

Anadolu topraklarındaki halk öylesine temiz ve saf bir halktır ki onu ne işgalcilerden aldığınız taktiklerle yozlaştırabilirsiniz, ne de zulmünüzle mayasını değiştirebilirsiniz. İşbirlikçiliğiniz çok yakında sonunuzu getirecek, zira „İkisinin etki alanı kadar etki oluşturamıyorsak yandık ya“ sözünüz bunun en sıradan açıklamasıdır!

 

Haberi paylaş

Benzer İçerikler

Popüler Haberler

IRAK

AMERİKA`NIN BARIŞ VE DEMOKRASİ GÖTÜRDÜĞÜ IRAK KAYNIYOR

KADIN CINAYETLERI

EYLÜL AYINDA DEVLET 53 KADINI ÖLDÜRTDU

Diğer Başlıklar