TÜRKIYE

İNTİHAR ETME DÜZENİ DEĞİŞTİR

İNTİHAR ETME DÜZENİ DEĞİŞTİR

Son günlerde basında dikkat çekilen fakat 17 yıldır gün be gün artan bir gerçek intiharlar. Yapılan resmi istatistiklere göre AKP rejiminin ülkeyi yönettiği 17 yıl boyunca 47 bin 537 kişi intihar etti. Bu da günde 8 kişiye takebül ediyor. Ülkemizde günde 8 kişi intihar ediyor. 2018 yılında ülkemizde haftada 61 kişi intihar etti.

Yine AKP rejiminin ülkeyi yönettiği dönemde 6 bin 909 çocuk intihar etti.

Aynı iktidar döneminde, Çoğu çocuk evliliklerinden doğma 129 bin 811 bebek 1 yasını doldurmadan öldü. 2 bin 404 bebek erken hamileliğe bağlı sebeplerden doğum esnasında öldü.

17 yıllık ülke idaresi düneminde 860 bin çocuk gözaltına alındı. Hapishanelerde 2 bin 818 tutuklu ve hükümlü çocuk var. 11 yaş altı çocukların işlediği cinayet sayısı 387 olarak kayıtlara geçti. Çocuk istismarı/tecavüzleri son 10 yılda 300 bin`i geçti ve dünyada 3.cü ülke Türkiye.

Toplumu şiddet dalgası sarmış durumda ve giderek yaygınlaşıyor. Bu durum cinayet, tehdit, uyuşturucu, mala zarar verme, gasp ve hırsızlık suçlarının artmasına neden oluyor. Uyuşturucu kullanmak/satmak/almak 11 yasin altına indi.

Yoksulluk sonucu çocuklar İlkokuldan sonra eğitimlerine devam etmiyorlar. Kızlar, ya çocuk işçi olarak çalıştırılıyor ve güvencesiz iş yerlerinin önemli bir bölümünü oluşturuyorlar ya da çocuk yaşta evliliğe zorlanıyorlar. Ülkemizde yaklaşık 2 milyon çocuk işçi var ve çocuklarımızın yüzde 25`i yoksul.

21 milyon vatandaş icralık. 16 milyon 831 bin 210 kişi sosyal yardımla yaşıyor.TUİK’in rakamlarına göre Türkiye’deki 10 kişiden 7’si borçlu. Vatandaşların bankalara olan toplam borcu 521,5 milyar lira! DİSK-AR raporuna göre işsiz sayısı 7 milyon. Türkiye’de 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 2 bin 390 TL. Yoksulluk sınırı ise 6 bin 532 TL olarak tespit edilmiş. Asgari ücret ise 2.020 lira…OECD’nin bu yıl Mart ayında yayınladığı ülke sıralamasında Türkiye, 36 ülke içinde Meksika ve Şili’nin önünde 34’ncü sırada yer alıyor!

Yukarıda verdiğimiz veriler, intihar sebepleri olarak sıralanabilir. İntihar etme sebeblerinin en önemlisi insanların ellerinden umutlarının, hayallerinin, güvenlerinin ve cesaretlerinin alınmasıdır. Bu iktidar ve onun ayakta kalmasını sağlayan bilcümle camaat halkımızın elinden işte bunları almıştır. „Biz bunlara sosyal cinayet diyoruz“ diyenler, bu cemaatin içine siz de dahilsiniz. İşçiyi yüreklendirip defalarca ayağa kaldırıp, onların emeklerini arka odalarda satan sendikalar, hakkınızı arayacağım deyip firmalarla anlaşan barolar, doğruyu yazarım deyip mazlumu gammazlayan gazeteciler, bu cinayetlere siz de ortaksınız. Sizler halkımızın elinden, gelecek güzel günlere olan umutlarını çaldınız.

„Bu halktan da bir şey olmaz, bu yönetimi hak ediyorlar“ deyip barlarda entel dantel gezen sözde aydınlar, bu halk içinden, Meclis çatısına gelip oradan kendisini aşağı bırakmak şeklinde intihar eden bile oldu. Siz ne yaptınız, onu da yerden yere vurup tüm geçmişinde kara bir leke aradınız.

AKP`nin halka dayattığı politik ve ekonomik sistem insanları ölüme sürüklüyor. Geçim sıkıntısı, Faşist baskı, zamlar, işsizlik insanlar için artık dayanılmaz hale geldi. Ancak AKP`nin insanlıktan yoksun arsız bakanları, intiharların üzerini örtmeye çalışarak „Dini duygularının eksikliği“nden bahsediyorlar.

Muhalefet partileri durum karşısında soru önergeleri vermekle meşguller. Sanki sebebini bilmiyorlarmış gibi! Sanki düzenin devamına kendileri ortaklık etmiyorlarmış gibi!

Halkımızın bugün yapacağı şey çok açık ve net bir hale gelmiştir: „Toplumsal dinamikler harekete geçsin“ gibi büyük laflar edip, halkı yarı yolda bırakanların değil, „Adaletsizlikleri ortadan kaldırmalıyız“ gibi ne anlama geldiği belli olmayan cümleler kuranları değil, „Bir arada olma ve birlikte mücadele etme olanakları sağlanmalı“ deyip icazet isteyenlerle değil,

“Vergi adaletsizliğine son verilmeli”gibi talebi bile net olmayan cümleler kuranlarla değil, kendi gücümüze güvenerek, hareket etme vaktimiz gelmiştir.Yukarıda saydıklarımız bu düzenin aynasıdır. Yoksulluğu yaratanlar ve yaşatanlardır. Yoksulluğun devamını sağlayanlardır. Yoksulluğumuzun, sefaletimizin sebepleridir onlar. Yoksulluktan açlıktan, çaresizlikten intihar eden, hatta cenazesi kalkarken elektiriği kesilen halkı düşnmeyecekler hiç bir zaman. Zira onlar aynı o elektiriği kesen şirket BEDAŞ`da olduğu gibi, Cengiz Holding`i düşünüp halkın parası ile onun vergi borçlarını kapatır.

Halk var oldukça umut vardır, ve halk her zaman var olacaktır. Dünyada emeği yaratan, işçi sınıfıdır ve dolayısı ile yine halktır. Bu sebeple halkın kendi gücünden daha güçlü bir şey yoktur. Bizim ülkemizde de halkı için üreten, mücadele eden, direnen, bedel ödeyen, bedel ödeten, yaşayan ve yaşatanlar vardır. Bizim ülkemizde de birlikte türkülerin söylendiği, birlikte sofraların kurulduğu, bir kuru ekmeğin paylaşıldığı, birlikte çalışıp birlikte paylaşıldığı güzellikler vardır. Yeter ki biz onları görelim, gösterelim. Gücümüzü, öfkemizi, kendimize değil, bizi sefalet içinde çaresiz bırakan, eşitsiz, adaletsiz düzene karşı birleştirelim. Kendi güzel dünyamızı kurmaya yönelelim.


 


 


 


 

Haberi paylaş

Benzer İçerikler

FAS

ULUSAL İNSAN HAKLARI KONSEYİNE GÖRE SİYASİ MAHKUM YOK!

Popüler Haberler

IRAK

AMERİKA`NIN BARIŞ VE DEMOKRASİ GÖTÜRDÜĞÜ IRAK KAYNIYOR

KADIN CINAYETLERI

EYLÜL AYINDA DEVLET 53 KADINI ÖLDÜRTDU

Diğer Başlıklar